sevgili sansal

hitabetin ali şen versiyonu.

tek derse kalmanin psikolojisi

<bkz: temdit penaltısı>

ayni anda 3 kadini birden idare eden adam

<bkz: cambaz>

ogrenci ne yapsa yeridir

tam lafmacunluk kumpanya.

merhamet

<bkz: mercy in you>

jezebel

martin gore dan bir hediye, dolu dolu.

<bkz: sounds of the universe>

they call you jezebel
whenever we walk in
you're going straight to hell
for wanted acts of sin - they say,
and that i'll have to pay
but i need you just this way

they call you jezebel
for what you like to wear
you're morally unwell
they say you never care for me
but what the fail to see is that your games are the key

open their eyes to the beauty
open their hearts to the fun
open their minds to the idea that you don't own someone

they call you jezebel
whenever men walk by
they say that they can tell
the longing in your eyes is real
and how you really feel
but they can't see your appeal

sotu

<bkz: sounds of the universe>

fragile tension

sounds of the universeten çok vurucu bir parça. hızlı ritim üzerine çok zengin oyunlar atmış adamlar. synth detaylar ve gitar. vokal ise yaratıcı ve tabi ki eşşsiz...

bir gün sabaha karşı otelde kanalları kurcalarken bir gavur kanalında karşıma çıktı, bir tanıtım animasyonu idi sanırım, bu parçayı basmışlar üstüne, müziği orada en işe yaramaz hücrelerimde bile hissettim, klibini görmeye yeterse ömrüm koparım gibi görünüyor.

korunan kadin bilincli kadin

uygundur.

turkce rock parcalarin hepsinin ayni olmasi

gitarı olan istanbullu çocuk, bu şehir de gerisini getir. oldu.

guzin abla

<bkz: güzin ablayı tavla>

dumanla haberlesmenin tehlikeleri

kesik kesiktir, avea gibi. her yerinden anlayabilir karşı taraf.

kenan dogulu nun laiklige vurgu yapmasi

miki fareye takım elbise giydirmektir, önemli konuları düdükçülerden uzak tutmak gerekmektedir.

kenan dogulu nun laiklige vurgu yapmasi

<bkz: overdose>

super baba

<bkz: dizel baba>

kuka

yol üstü ayar veren kırmızılı beyazlı huni.

palazlanmak

mekan, ortam ya da sahada cart curt yeteneğini kazanmak, kazanmaya yaklaşmak.

the past inside the present

<bkz: boc>

proradii

huvve ho,
huvve ho

-zavallıcak niçin ağlıyor acaba?
+acıkmış olsa gerek.
-vah yavrucak...

*

cagatay

<bkz: rakun>